Anasayfa / Sağlık Bilgileri / SAĞLIK BİLGİLERİ (2)
CİNLER VE PERİLER: Cinler ve periler ibadetsiz veya ibadetini hatalı yapanlara musallat olurlar. Bu hastalıklarda karaciğerin sıhhatli olması çok önemlidir. Önce karaciğer temizlemesi yapılmalı sonra ılıktan başlayıp soğuğa geçmek şartıyla her gün gusül abdesti alınmalıdır. Duş yerine kovadan su kullanılması çok daha etkilidir. 1 günlük oruca devam edilmeli en güzeli 3 günlük oruçları yapmalıdır. Müminun suresi 97–98.ayetleri ile Saffat suresinin 7. ayetine devam etmelidir. Bunlar her gün 300 defa okunur. Bir de hatim suyu içilmelidir. ‖Kim Rahman‘ın zikrinden göz yumarsa biz ona şeytanı musallat ederiz artık o ona arkadaştır‖ Zuhurat suresi ayet 76. NOT. Buraya kadar yazılmış olan bütün tavsiyeler ve ilaçlar sadece hastalar için değildir. Herkes bu ilaçları kullanabilir; büyük küçük, kadın erkek, yaşlı genç. Kesinlikle zararsızdır, hepsi de vücudun sıhhati için çok faydalı ve son derece şifalıdır. ÖLÜM: İnsan rızkı (kalp ve nefes sayısı) bitmemiş olsa herhangi bir hastalığın ölüme sebep olması imkânsızdır. Fakat rızkı bittiği zaman da hiç bir tedavi ile hayatta kalmak mümkün değildir. Bunun idrakinde olan bir kimsenin kendi hastalığından, çocuklarının ve yakınlarının hastalığından korkmasına ve telaşa kapılmasına gerek yoktur. Hastalık başladığı zaman hemen lavman yapmalı (karnında çok şiddetli ağrı olursa o zaman sadece doktor tavsiyesi ile lavman yapılabilir) bağırsak ve mide boşaldıktan sonra gusül abdesti alınmalıdır. Bağırsak ve mide boşalıp bu hazırlık yapıldıktan sonra vücut kendisini iç kazalara karşı (spazm, kriz, tıkanma, ateş) idare edebilir. Ve hastalık geçene kadar aç kalmalıdır. Sadece meyve suyu içebilir. O zaman ne hastalık olsa hafif geçer. Eğer bu ağrılar ve hastalık ölüm belirtisi ise bu şekilde hazırlık yapmak ölümü beklemek için de çok güzeldir. Zaten insan ölecekse hastaneye gitmek yerine evinde, yakınları arasında ve Kur‘an-ı Kerim ile ölüme hazırlanması en güzelidir. Büyük hastalıklar Allah‘ın büyük rahmetidir. Büyük hastalıklara sabredilebilir ve isyan edilmezse, bütün günahların temizlenmesine sebep olabilir. İnsan Allah‘a tevekkül edebilirse bütün hastalıkları geçebilir. İnsan hasta olunca ölebileceğini ve ebedi hayata kavuşabileceğini düşünmeli ve ona göre en güzel hareketleri yapmalıdır.
7. ORUÇLAR: 40 yaşından sonraki insanlar ve ibadetlerini yapan insanlar 5 yaşındaki çocuk gibi yemelidir. (250‘gr dan 500 grama kadar) bundan daha fazla yenildiği zaman, fazla artıklar vücutta hastalık yapıyor. Vücut hastalıklarla değil yemeklerle uğraşıyor. O zaman sadece aç kalarak hastalıklardan kurtulabilinir. Çünkü vücut aç kaldığı zaman hasta hücreleri yemeye başlar. Yani hastalıkları kendisine yemek yapar. Kireçleri de eriterek kısmen kullanır, kısmen çıkarır. Hasta insan aç kaldığı zaman vücut 1. gün 360 gr hasta hücreyi yiyor. Eğer açlık zamanında su içilmemiş olsa o zaman su bulmak için daha çok hasta hücreyi kullanıyor. 1 günde 1.5 kiloya kadar kullanıyor 3 günde 4.5 kilo, 3 günden sonra azalmaya başlıyor 6. günden sonra 350 gr en fazla 500 gr kullanıyor. Açlık ne kadar uzun sürse hasta hücreler daha azalıyor ve hastalıklar bitiyor. Hastalık bittiğinde oruçlu insanın iştahı çoğalıyor, hastalıklar bitmemiş olsa hiç iştahı olmuyor. Açlığa niyet edildiği zaman vücut niyete göre kendisini programlıyor. Vücudun programını bozmamak için niyeti bozmamak gereklidir. Bütün oruçlara başlamadan önceki akşam bağırsak boşaltıcı bir şeyin içilmesi gereklidir. 1 günlük oruç (36 saatlik oruç): Sahurda bir şey yenilmeden su ile (dua ile) oruca başlanır. İftarda da bir şey yenilmeden, su ile açılır. İhtiyaç olursa 1 yudumdan 3 yuduma kadar su içilebilir. İçmemek daha güzeldir. Ertesi sabah saat 10‘da meyve suyu içilir, yarım saat sonra isterse tekrar içebilir. Yalnız çok yavaş içmek gerekir. Öğlen zeytinyağlı, limonlu tuzsuz salata yenir. Akşam hafif bir yemek yenir. 1 günlük oruca devam etmek isteyenler haftanın hep aynı günü mesela her pazartesi ara vermeden devam etmelidirler. Çocuklar ve gençler kendilerini hayat boyu hastalıklardan koruyabilmek için 1 günlük oruca devam etmelidirler. Yaşlılar gençler gibi hemen sağlıklarına kavuşamazlar, on günlük oruç da onlara ağır gelebilir. Onlar bütün temizlemeleri yaptıktan sonra, yavaş yavaş sıhhate kavuşmaları için 1 günlük oruca devam etmelidirler.
3 günlük oruç: İftar ve sahurda bir şey yenilmeden 3 gün arka arkaya tutulur. Hastalığı ağır olanlarda bu 3 günlük oruç 7 gün arayla 7 defa yapılır. Bütün hastalıklara, kanser dahi olsa çok büyük faydası vardır. Oruçların sonunda önce meyve suyu sonra meyve daha sonra sebze yenilerek yavaş yavaş normale dönülür. Hemen yemek yenilirse bağırsakta burkulma olabilir. Tehlikelidir. 10 günlük oruç: Tümör, ağır kemik hastalıkları, fıtık, kalp krizi ve beyin krizi geçirenlerin 10 gün aç kalmadan iyileşmesi zordur. Oruca başlamadan önceki akşam magnezyum sülfat içilir. Bağırsağın temiz olması lazımdır. Hiç bir şey yenilmeden, su da içilmeden 3 gün oruç tutulur. 3 günden sonra iftar ve sahurda istenildiği kadar su içilebilir. Günde 1 veya 3 defa soğuğa dönük ılık su ile gusül abdesti alınır. Ne abdest ne de içmek için sıcak su kullanılmamalıdır. 3 günden sonra farklı farklı ağrılar olabilir. Ateş, titreme, kusma, hepsi normaldir. Ve iyidir. Şeker düşebilir, tansiyon düşebilir vücut kendi durumuna göre ihtiyacı olanı ayarlıyor ona karışmak mümkün değildir. 11. gün sabah meyve suyu ile oruç açılır. Elma veya greyfurt suyu yarı yarıya suyla karıştırılıp akşama kadar içilir. Akşama yakın karışımın 4‘te 3‘ü meyve suyu olabilir. 12. gün meyve suyuyla beraber meyve yiyebilir. 13. gün Meyve suyu ve meyve ile beraber sebze yemeye başlayabilir. Akşama yakın yağsız ve tuzsuz, demlenmiş sebze (az su ve kısık ateşte pişirilmiş) ve yağsız, tuzsuz taze yapılmış salata yiyebilir, 14. gün ekmek, (kepekli ve bayat en güzeli mayasız) kavrulmamış ve rafine olunmamış zeytinyağı ve sarımsak yemeye başlayabilir. 15. gün Bal, yoğurt, pirinç, bulgurlu yemeye başlayabilir. Oruçtan sonra 10 gün sadece burada yazılanlar yenilmeli, Et, Yumurta, Peynir, Süt, Tuz, Şeker kesinlikle kullanılmamalıdır. 1 gram bile tuz alınsa insan çok şişebilir. Oruç tutarken 5. günden sonra büyük abdest simsiyah ve pis kokulu olabilir, kan pıhtılarına benzer, bu çok güzeldir ağır hastalarda zaten olması lazımdır. Bu pisliklerin iç kanamayla alakası yoktur.
10 günlük orucu, bütün temizlemeler yapıldıktan sonra, herkes bilhassa gençler hemen yapabilir. Acil hastalar ve çok ihtiyacı olanlar karaciğer temizlemeden hemen sonra başlayabilir. Bütün oruçların hiç bir tehlikesi yoktur. Hepsinin faydası çok büyüktür. Sadece gerektiği gibi yapmak, şartlarını bozmamak gereklidir.
8. HAMİLELİK VE BEBEK BAKIM BİLGİLERİ Yumurtalıktan çıkmış yumurtanın yerinde sarı bez meydana gelir. (Sarı bez Hz. Allah‘ın bir mucizesidir ve oraya nur gelmeye başlar.) Sarı bezin vazifelerinden birisi, bebeğin sıhhatli olması için kadının vücudunu bütün fazlalıklardan temizlemektir. Sarı bezin etkisi ile yiyeceklere ve bütün kokulara nefret olur. Kısacası Allah kadına oruç tutturur. Onun için en hayırlısı bebeğin ve kendisinin sıhhati için iştahı gelene kadar yememesidir. Kadın sıhhatli ise vücudun bulantı ve kusmaya ihtiyacı olmadığı için hamilelik rahat geçer. Bazen hasta olanlarda da hamilelik rahat geçebilir. Vücut çok sıhhatsiz olduğu için fazlalıklarını dışarıya atamaz, bütün hastalıkları bebeğe geçirir. Bebek dünyaya geldiği zaman çok hasta ve halsiz olur. Böyle, hamilelikte vücudunu temizlemeyen hanımların sütü de zehirli olur. Bebek sütü almak istemez. Zayıf kadınlar hamile olduğunda 5 kiloya kadar kilo alması normaldir. Daha fazlasına gerek yoktur. Kilolu hanımların ise hamilelikte kilo vermesi güzeldir. İlk 3 ay bol oruç tutmalıdır. Hamileler için en güzel yiyecek meyve, taze çiğ sebze, bal, kavrulmamış, tuzlanmamış kuruyemiş, badem, fındık, fıstık gibi. Hamileliğin sıhhatli geçmesi ve doğumdan sonra sütün bozuk olmaması için sebze ve meyve yenilmelidir. Süt, peynir, et gibi hayvansal yiyeceklerden kaçınmalıdır. Bunlara hiç ihtiyacı yoktur. Çok isterse haftada 1 defa yiyebilir. Yoğurt, kefir, kültürmelk, bunları kullanmak iyidir. — Hamilelikte ilk 3 ay çok önemlidir. Bebek her şeyin farkında olur, karakteri o zaman gelişmeye başlar. Onunla devamlı konuşup güzel şeyleri anlatmak, bol bol Kur‘an-ı Kerim okumak güzeldir. Hamilelik boyunca Meryem Suresi okunmalı. Doğumdan önce İnşikak Suresi okunmalıdır. Doğumda kadın korkmaya başladı mı şeytan ona musallat olur ve onu iyice korkutur. Korku çocuğa da geçer ve yanlış hareketleri yapmaya başlar. İnşikak suresi okununca şeytan yaklaşamaz, sonunda Hz. Allah çocuğa secde emreder. Çocuk ters olsa bile pozisyon değiştirebilir.
En güzeli, evinde akrabaların yardımı ile ılık suyun içinde doğum yapmaktır. Bebeği 40 gün en yakın akrabaların dışında kimseye göstermemek güzeldir. Mümkün olduğu kadar sezaryenden kaçınılmalıdır. Kadın sıhhatli olur ve güzel hamilelik geçirirse, düzenli ve doğal beslenirse bebek mutlaka sıhhatli olur. Sıhhatli olan bebeklerin ne aşılara ne vitaminlere ihtiyacı yoktur. Bebek hastalandığında, hastalık ne olursa olsun fark etmez, 24 saat onu aç bırakmak, ne su ne süt vermemek güzeldir. (zaten hasta bebeğin iştahı da kesilir) Anne de bu sırada göğsüne gelen sütü atmalı, göğsünde süt bekletmemelidir. Bebeğin hastalıkları, sıkıntıları bebeğe anneden geçer. Emziren kadın huzurlu olmalıdır. Sıkıntı ve huzursuzluk hemen sütü bozar. Kadının yemekleri doğal olduğu zaman bebekte hiç bir hastalık olmaz. Bebek hasta olsa 3 gün aç bırakılmalıdır. Hamile Kadınların göğsünde 9 ayda mikroplarla oluşmuş ağız meydana gelir. Bebeğin ağzına ilk olarak verilecek şey ağız olmalıdır. 3 gün boyunca verilen ağız bebeğin bağırsaklarına mikropları ekerek onu hazma alıştırır. Bu mikroplar verilmese bebek hasta olacaktır. Bebek bu sütten başka hiç bir şeye muhtaç değildir. Ağlayan bebeklere evde Mutaffifin suresi okunmalıdır. Ve bebeğin yanında huzurlu olmak lazımdır. Bebek doğduğu zaman onu sineye yaslayıp yatırmak çok güzeldir. Kız ve erkek çocuklarını 2 yaşına kadar emzirmek farzdır. (Lokman Suresi 14) Çocuk bu zamanda hiç bir şeye muhtaç değildir. Annenin ihtiyacı vardır. En güzel süt yapıcı lahana, havuç, dereotu, çörek otu ve anasondur. Sütün çok olması için çok süt içmek değil çok yeşillik yemek lazımdır.
Annenin hiç sütü olmasa, mecbur kalsa günde 1 defa sütü zencefil ile kaynatıp bal koyarak, yarı yarıya su karıştırarak bebeğe verebilir. Kaynattıktan sonra tekrar ısıtmak mümkün değildir sadece ılık suya koyup ılıtılabilir. En güzeli bekletmeden taze vermektir. Mümkün olduğu kadar çabuk ve az miktardan başlayarak havuç suyu, elma suyu, portakal suyu yemek olarak, yalnız verilmeye alıştırılmalı, süt yavaş yavaş kesilmelidir. Onun yerine yoğurt ve kefir verilebilir. Bal hemen başlanabilir yalnız az miktardan 1 gramdan başlanılmalıdır. 3 aylık bebek 1 tatlı kaşığı yiyebilir. Çocuklarda gaz anneden gelir, hemen yemekler düzeltilmelidir. En güzel ilaç kaynamış dereotu veya anasondur. Bunların çayı çay kaşığı ile verilir biraz bal koyulabilir. Anne karışık yediği zaman sütü zehirli olur. Bu sütü emen bebekler de çok gaz alıp karnı şişer. Emziren ve hamile kadınlar bütün baharatları kullansın. En güzel baharatlar çörek otu, tarçın, zencefil, anason, karanfil ve kimyondur. Bu baharatları karıştırmadan ayrı ayrı zamanlarda kullanmak güzeldir. Çocukların 2 yaşına kadar anne sütünden başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Çocuklarda sadece sütü hazmetmek için enzim vardır. Diğer yemekleri hazmedemez. 6 aydan sonra 4‘te 3‘ü meyve suyu 4‘te biri su olacak şekilde suyla karıştırılarak meyve suyu verilebilir. Meyve ve bal verilebilir havuç suyu anne sütü gibi güzeldir. Annenin sütü olmazsa taze sıkılmış havuç suyu, elma suyu, portakal suyu, bal, çimlenmiş buğday suyu verilir. Çimlenmiş buğday ezilip suyla karıştırılır balla birlikte verilir. 8 aydan sonra ezilip balla karıştırılarak verilebilir. Şekersiz olarak yoğurt balla karıştırılabilir. En güzeli yalnız vermektir. Et, yumurta, peynir verilmemelidir.
Her çocuğun iştahı ve yeme imkânı farklıdır. Organları zayıf olan çocuklarda yeme iştahı az olur. Yemekleri hazım edecek güçte değildir. Böyle çocukları zorla yedirmek hakiki cinayettir. Zayıf çocukları anneleri zorlamamış olsa o çocuk kendi imkânıyla çabuk gelişir. Kendisini toparladığı zaman kendiliğinden yemeye başlar. Çok iştahlı çocukları da sevinçle karşılamamalı, onların her istediğini vermemeli, sınır getirmelidir. Çocuk küçükken ne kadar iştahlı ve kilolu olsa büyüdüğü zaman da öyle kilolu olur. Zayıflaması mümkün değildir. Belki zayıflayabilir fakat yağ hücreleri büyük olduğu için yemeye başladığı andan itibaren tekrar kendisini doldurmaya başlar. 2 yaĢından sonra çocuklar Ģu Ģekilde beslenebilir: 1. öğün sabah ballı su veya taze sıkılmış portakal suyu veya havuç suyu veya meyve 2. öğün 2–3 saatten sonra salatayla pirinç pilavı veya sütle tarçınla haşlanmış pirinç veya bulgur pilavı (en güzeli kepekli bulgur) veya taze sebze yemeği veya çorba. 3. öğün meyve veya kavun veya karpuz. 4. öğün yoğurt veya bal ve zencefilli süt veya meyve. Eğer çocuklar istemese bunları da mecbur tutmamalıdır. Çocuklara günde 1 tane havuç 3 tane meyve 1 kaşık bal yeterlidir. İstemezse hiç birisine zorlamamalıdır. Sonuna kadar bitirmeye mecbur tutmamalı, istediği yerde bıraktırılarak mideleri genişletilmemelidir. Çocuk annesinden aldığı atıkları vücudundan temizlemeye çalışır. Çok zor hazmedebilir, anneden ısrarla istediği zaman verilebilir. Yumurta: Çocuklar yumurtayı haftada 1 defa yiyebilir normaldir. Fakat haftada 2 defa yemesi de mümkündür. Haftada 1 defa çok yeterlidir. Yumurtanın taze olması lazımdır. Yumurta 10 güne kadar yenilebilir 10 günden sonra zararlıdır. Ve yumurtayı 3 dakika kaynatmalı 5 dakika da mümkündür. Daha fazla kaynayan yumurta zehir olur. Bebeklerin banyosu: Bebekleri 3 aya kadar her gün veya 2 günde bir yıkamak çok güzeldir. 3 aydan sonra haftada 1 defa yeterlidir. Sıcak suya dönük ılık su hazırlanır. Bebeğin sadece yüzü dışarıda kalacak şekilde beze sarılır başka bir bezden başının altına yastık yapılıp suyun içine yatırılır.
Sabun, şampuan, sünger, bunlara hiç gerek yoktur. Suyunun içine rafine olmamış tuz koyulabilir. (Haftada 2 veya 3 defa) Banyodan sonra zeytinyağı ile vücuduna mesaj yapılır. Bütün yağlar kullanılabilir en güzeli zeytinyağıdır. Sonra temiz bir bezle kurutulur.
9. ÇOCUK HASTALIKLARI
Yanık: Çocuklarda ve büyüklerde yanık olduğunda üzerini çıkarmakla vakit geçirilmeden hemen soğuk suya batırılmalıdır. 5–10 dakika bekleyerek derinin altına geçmesi önlenmelidir. Sonra kabuklu patates veya havuç rende yapılıp koyulabilir. Kalın ayçiçeğinin yaprakları ezilip koyulabilir. En son yara açılırsa temiz bir bezle bal koyulabilir. Bebeklerin ağzındaki beyazlık: Ballı temiz bir bezle bebeğin ağzı silinir. Bebeklerde kulak ağrısı: Çocuğun yemekleri bozuk olsa akciğerde balgam toplanır ve kulak ağrısına ve iltihaplanmasına sebep olur. Kulak ağrısı anlaşılınca ağrıyan taraf ılık torba üzerine gelecek şekilde ılık torbanın üzerine yatırılır. En güzeli tuz tavada ısıtılıp temiz bir bezin arasına sarılarak ağrıyan taraf onun üzerine yatırılır. Sonra 2-3 damla soğan suyu sıkılıp ılık çay kaşığında ılıklaştırılarak kulağa damlatılır. Akıntı başlar ve devam ederse devam ettiği müddetçe soğan suyu damlatılır. 2-3 damladan 8 damlaya kadar çıkarılabilir. Akıntı kulak perdesinin patladığını gösterir. Soğan suyu akıntıyı temizler. Akıntı kesilince sarımsak suyu damlatılır. Sarımsak patlayan perdenin parçalarını birleştirerek kapatır hiç delik kalmaz. Sarımsak suyu çok acı verir fakat o kadar da faydası vardır. Kulakta akıntı başladıktan sonra sıcak torba koymak mümkün değildir. Bunlarla birlikte çocuk akciğerde toplanan balgamı çıkarabilmesi için 1 günden 3 güne kadar aç bırakılmalı. Daha sonra balgamı tamamen temizlemesi için de gliserinli ilaç verilmelidir. Kulak damlaları devamlı ılık olarak damlatılmalıdır. Kulak soğuğu sevmez.
Bademciklerin ĢiĢmesi, anjine: Bu hastalık çocuğun yemeklerinin sistemsiz, karışık, hazır yiyecekler olduğunu gösterir. (Bisküvi, hazır meyve suları, pastörize olunmuş uzun ömürlü sütler, kızartma patates, margarinli yemekler, beklemiş ve ısıtılmış yemekler) tek çaresi bunları bırakmaktır. Bademcik şişmeye başlayınca 3 güne kadar aç bırakmak gerekir. Çok ısrarla isterse meyve suları verilebilir. Yemekleri düzeltilirse anjine için hiç sebep kalmaz. Çocukların bağırmaları ağlamaları ve (ayın) harfini çıkarmaları bademciklere masaj için faydalıdır. Böbreklerde iltihap ve kan: Böbreklerin doğuştan zayıf (Annenin hamileliğinde yanlış beslenmesinden) veya anne sütü yerine bisküvi ve mama ile büyüdüğü veya erken yaşta peynir veya et verilmeye başlandığı içindir. (2 yaştan önce) Böbrekleri düzeltmek zordur. Hastalık anlaşılınca hemen 3 gün aç bırakılmalı sonra yaşına göre eğer çocuk küçük olursa 3-4 ay, 2 yaşından büyük olursa 1 seneye kadar 1 günlük oruca devam ettirilmelidir. Böbrekte kan olduğu anlaşılırsa hiç vakit kaybedilmeden 3 gün aç bırakılmalıdır. Ne kadar küçük olursa olsun fark etmez. 1 yaşına kadar olanlar için 1 defa 3 gün aç bırakmak yeterlidir. Daha büyük olanlara 3 gün açlık 1 hafta arayla 3 defa yaptırılmalıdır. Sonra haftada 1 defa 1 gün aç bırakmaya devam ettirilmelidir. Çok isterse açlıklarda su verilebilir. Bu hastalığın tamamen tedavisi açlıktan başka imkânsızdır. Büyüklerde uygulanan böbrek tedavisi de uygulanabilir. Böbrekleri zayıf olan herkesin hayatları boyunca böbreklerini koruması mecburdur. Et, peynir, yumurta, tuza çok dikkatli olmalıdırlar.
Zatürree: Zatürree akciğerde balgam toplandığının belirtisidir. Akciğerde balgam toplanınca nefes almayı zorlaştırır. Vücut yüksek ateşle, öksürmeyle, toplanan balgamları çözmeye ve çıkarmaya çalışır. Ateş ve öksürük zatürreenin geçmesi için çok faydalıdır. Zatürreenin iyileşmesi için akciğerdeki balgamların çıkması gerekir. Vücutta ateşin başlaması koruma sisteminin güzel çalıştığını gösterir. Ateşi geçirmek için ateş düşürücüler ve antibiyotikler alındığında ateşi keser çocuk iyileşmiş gibi görünür fakat balgam vücutta hapsolunduğu için daha büyük rahatsızlıklara yol açar. Antibiyotik alındığında ise zararlı mikroplar ile beraber faydalı mikropları da öldürür, vücut dirençsiz kalır. Çaresi en az 48 saat hiç bir şey vermeden çocuğu aç bırakmaktır. En güzeli ve en tesirlisi 3 gün aç bırakmak (vücut aç kalınca balgamları yemeye başlar) sonra taze meyve suları ve taze yeşil sebzeler verilmelidir. Açlık bittikten sonra limonlu gliserinli ilaç verilmelidir. Zatürreeyi ilaçlarla tedavi etmek mümkün değildir. Ġshal: İshalden korkmaya hiç gerek yoktur. 2 gün dahi olsa korkulmamalı. İshal başlarsa çocuklara hiç bir şey verilmemelidir. Israrla istese yeşil üzüm (Koruk) suyu veya yeşil elma suyu veya limon suyu veya nar suyu veya patates suyu veya yağsız hiç bir şeysiz kavrulmuş çok az tuzla pişirilmiş pirinç suyu verilebilir. Bütün meyve suları su ile karıştırılarak verilmelidir. Kabızlık: Kabızlık çok tehlikeli, bütün hastalıkları davet edici, bütün hastalıkların başlangıcıdır. Anne sütü dâhil her yemekten sonra büyük abdest olmalıdır. Kabızlık 1 günden fazla olsa kendiliğinden geçmesini beklemek mümkün değildir. 1 gün çıkarmamış olsa hemen yemekleri düzeltmek gerekir. Sinameki çayı bal ile verilebilir, zeytinyağı içirilebilir veya 5–10 gram zeytinyağı küçük bir enjektörle poposuna sıkılabilir. Ġdrar tutamama: İdrar tutamama bezlerden kaynaklanıyor. 2 haftadan sonra çocuğu çişe alıştırmak lazım (çok kolay alışıyor) her emzirdikten sonra çişe götürülmelidir. Bezli çocuklar idrarın birikmesini beklemeden devamlı çiş yapar ve idrar tutma kilidi fonksiyonunu kaybeder ve çalışmamaya başlar. Çocuklarda ananizmaya yol açıyor (çocuklar az idrar yapmaktan zevk alır) Makat etrafında 100‘ü geçkin akupunktur noktası vardır, bunlar beyinle ve başka organlarla bağlantılıdır. Bu noktaların devamlı bezin içinde pis kalmaları çocuğun zekâsını etkiler. İdrar tutmama olduğu zaman kantaron çayı veya kekik çayı veya vişne ve kiraz sapı çayı verilmelidir. Kimyon, tere tohumları, çörek otu ile aynı miktarda öğütülüp bal ile karıştırılarak çocuğun büyüklüğüne göre 1 çay kaşığı veya tatlı kaşığı sabah akşam verilir. Bazen çocuklarda idrar tutamama kireçlenmeden de olabilir. (Büyüklerde sebep muhakkak kireçlenmedir.) O zaman idrar kilidi refleksini kaybeder, kontrolsüz açma kapama olur. O zaman haftada 1 gün açlık yapıp bol portakal, greyfurt suyu verilir ve sabah akşam anason çayı verilir.İdrar tutamama hormon dengesizliğinden olursa 3 günde 1 defa veya 3 defa veya 7 defa aç kalmalıdır. 1 çorba kaşığı dereotu tohumunu 1 bardak kaynar suyla demleyip 2–3 saat havluya sararak bekletip her gün 1 bardak içmeli ve uzun zaman devam etmelidir. Alerji: yanlışlık ve hatalardan meydana gelir. Fakat tabiatı güçlü ve dirençli olanlarda vücut hastalığı kabullenmek istemez. Vücut alerjiyi ateş ve akıntı ile çıkarmaya çalışır. Alerji de, ateş gibi tabiatı güçlü olanlarda olur. Alerji, çok güzel bir vücudu zehirden koruma hareketidir. Bu şekilde vücuttan zehirler çıkar. Alerjiden kurtulmak için ne ilaç ne teste gerek yoktur. Hemen yemekler düzeltilmeli ve oruçlar yapılmalıdır. O zaman alerji için bir sebep kalmaz. Meyvelerden alerji olanlar meyveleri şeker, tuz, kaymak gibi hiç bir şeyle karıştırmadan ve meyveleri de birbirine karıştırmadan tek çeşit yemelidir. Ve meyve yemeyi kesinlikle bırakmamalıdır. Baldan alerji olanlar: Bal kesinlikle alerji yapmaz, sadece yemekten sonra veya başka şeylerle karışık olarak yenilirse o zaman yapabilir. Sütten veya doğal olmayan her hangi bir şeyden alerji olursa vücut için bu da çok güzeldir. Doğal olmayan yiyecekleri hemen bırakmak lazımdır. Çiçek tozlarından alerji olanlar: Çiçek tozu mükemmel bir ilaçtır. Vücuttan bütün kalıntıları çıkartıyor ve bunu o kadar çabuk yapmaya başlar ki vücut için bu temizlemeyi idare etmek zorlaşıyor. Vücuda yardım etmek ve temizlemeyi kolaylaştırmak için yemek yemeyi bırakmalı ya da çok az yemeli ve ilkbahardan önce 3 günlük oruçları yapmalıdır. İlkbahardan önce oruçlar yapılsa hiç alerji olmaz. Hiperaktif çocuklar (Çok huysuz, aĢırı yaramaz): Sezaryenle doğan bebekler ve hamilelikte genel anestezi (Tüm vücut bayıltılarak) ile ameliyat olanlar, büyük kaza geçirenler ve anne sütünden mahrum kalan ve çok kötü beslenenlerde olur. Çocuklara başka bir aileye Kur‘an-ı Kerim öğrettirilmeli; onu terbiye için anne babadan biraz uzaklaştırarak başka bir Müslüman aileye gönderilmeli, en güzeli Kur‘an Kursuna verilmelidir. Çocuk Kur‘an-ı Kerim ezberlemekle meşgul edilirse zararlı konuşmalardan uzak kalır. Çünkü şiddetli ve zararlı konuşmalardan her bir kelimeden çocuğun beyninde zararlı bir program oluşur (cin). Çocuk zararlı kelimeleri konuşmaya devam ettikçe ve işittikçe o program (cin) büyür. Mesela bir çocuğa devamlı sus denilirse o zaman o kelime o çocuğun beyninde yerleşir çocuk bu kelimeyi her duyuşunda beyninde oluşan o program güçleşir kekelemeye başlar. Çocuk başka bir ortama verilse bu kelimeyi duymamaya başlar ve kekemelik ortadan kalkar. Çocukların korkuları: 40 güne kadar çocuklar insanların gerçek vasıflarını, melekleri ve cinnileri görebiliyor. 2 yaşına kadar bütün sebepleri, dünyaya geliş sebebini dahi biliyor onun için onların her hareketleri manalıdır. 7 yaşına kadar cinleri görebilirler ve onlardan korkabilirler. Anne babalar korkan çocukları yalnız bırakmamalıdır. Kur‘an-ı Kerim‘i çok okumalı ve çocuklara öğretmelidir. Ne kadar öğrenebilirlerse o kadarını öğretmelidir. 10. HÜLASA 1- Hamile kadın ilk 3 ay oruç tutmalı; ne kadar çok olursa o kadar iyidir. İftarda taze sıkılmış bol meyve suyu içmelidir. Meyve suları, hamile kadının vücudundaki artıkları dirilterek vücuda tekrar yemek yapar (vücuda toplanmış maddeleri vücut kullanır ve başka yiyeceğe ihtiyacı olmaz). 2-Hamile kadınların yemeği doğal olmalı, çiğ sebze ve meyve yemeli, en önemlisi yeşil sebzeler. Yeşil sebzelerin proteinleri insan proteinlerine çok benziyor. 3-Çok Kur‘an-ı Kerim okumalı, bebek terbiyesi için Hatm-i Şeriflere götürmelidir. 4-Son günlerde İnşikak okumalıdır. (İnşikak Suresi) 5-İlk 3 gün bebeğe ağızdan başka bir şey verilmemeli (su dâhil) çünkü bu üç günde bebek anne karnında aldığı bütün zararlardan kurtulacak. 6-Bebek 2 yaşına kadar anne sütünden başka bir şeye muhtaç değildir. 7-Bütün çocuk hastalıkları annenin bozuk yemeklerinden kaynaklanıyor. 8-Bütün hastalıklar açlıkla yok oluyor. Genetik hastalıkları (Hz. Allah‘tan gelenler) düzeltmek mümkün değildir. Sadece hafifletilerek zorluk çekmeden yaşamaya alıştırılabilir. Hadis-i ġerif: Resulü Ekrem Efendimizden: ―Gündüz beyazlığı ve gece karanlığı içinde ikişer kere yemek ve içmek israf ve hastalıktır. Et yemek ve çorba (etli) içmeye devam etmek sıkıntı verir. Kırk güne kadar et ve yağlı yememeye devam etmek ahlakı bozar, tabiatı değiştirir. Tok karnına yemek ve içmek vücut sıhhatine zararlıdır.‖
Sıhhatini korumak isteyen tokluğa devam etmeyip açlığı kadar yemekle lezzet bulur. Kudreti kadar aç kalsın, ta ki aklı saf, göğsü geniş ve kalbi nurlu olsun. Açlıktan sonra bir yemek üzerine devam etsin. Zira her hastalığın aslı tokluk, her devanın aslı açlık olduğu tecrübe edilmiştir. Tokluk üzerine yemekten kaçınmak mümkün ve lüzumludur. Zira o israf ve haram olduğundan başka, abraşlık verici, hastalık ve düşkünlüğe sebeptir. Hz. Âdem‘i cennetten çıkaran, bütün çirkin huy ve davranışları peydahlayan ve gönlü cehenneme çeviren, insanın bütün hastalıklarının kaynağı olan aşırı yemek hırsıdır ki, cihan sarayını cana ziyan etmiştir. Açlık zevkini bulan, tokluktan rahatsız olur. Aşırı yiyen sonunda yutulmuş olur. Zira her fazla lokma ruha vurulan bir prangadır. Akıllı olan arpa ekmeği ile kanaat edip az yer. Bir gün bir gecede 250 gramdan 500 grama kadar yemekle nefsini zayıf düşürüp ruhunu kurtarır. Bedenin zekâtı az yemekte ve oruçta, aklın zekâtı az konuşmakta, gönlün zekâtı az uyumakta, kalbin zekâtı tutkusuz çalışmaktadır. Hikmet bilgisi açlıkta bulunur, isyan ve cehalet de tokluktan gelir. 3 Ģey kalbi karartır: Çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak. Az yemek az uyumaya, az uyku da az konuşmaya, az konuşma da kalbin tutkusuz çalışmasına sebep olur. NOT: Büyük âlimler bitki ve hayvanların zikrini işitiyordu. Hangi bitkinin zikri vücudun organlarının zikriyle aynı ise o bitki o organ için şifalıdır (onun zikrini düzeltiyor). Bunu din büyüklerinden başkasının görmesi mümkün değildir. Kimyasal ilaçlar faydasız ve zararlıdır. Doğal olsa bile yemekler düzeltilmeden, temizlemeler yapılmadan önce vücutta çalışmaz ve şifa vermez.
11. A GRUBU KAN Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar): Balık Zeytinyağı Yer fıstığı, ceviz, kabak çekirdeği, badem, hardal (sirkesiz), kedi otu, ginseng, kuşburnu, papatya, kahve, yeşil çay, keten tohumu, kimyon, kekik, biberiye, Börülce fasulye, her türlü mercimek, soya ve ürünleri (doğal, genetiği değiştirilmemiş), çavdar ürünleri ve ekmeği, yulaf ürünleri ve ekmeği, karabuğday ürünleri ve ekmeği, eski tip buğday ürünleri ve ekmeği (amarant veya eski turk buğday) Enginar, karalâhana, marul, havuç, kabak, pırasa, ıspanak, pazı, beyaz lahana, brokoli, sarımsak, soğan, kereviz, maydanoz ve bütün yeşil yapraklı sebzeler Kayısı, dut, incir, üzüm, kiraz, vişne, erik, greyfurt, limon, mürdüm eriği, zencefil, pekmez, aloe vera, yer elması Magnezyum sülfat (İngiliz tuzu). Zararlı olan yiyecekler: Her et (tavuk ve hindi hariç); karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); deniz hayvanları (kerevit, kalamar v.b.) ve havyar Süt, dondurma, tereyağı; herhangi sıvı veya katı yağ (balık yağı, inek iç yağı, zeytinyağı ve keten yağı hariç), piyasa zeytinleri (boyanmış ve beyaz sirke veya limon asidi ile karıştırılmış) Kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, buğday tip 405–550 Patates, biberler, pul biber, domates salçası Portakal ve suyu Soda, gazoz, şarap sirkesi, früktoz, glikoz, tatlandırıcı, sakız, jelâtin, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek. Yenebilenler: Tavuk ve hindi eti, taze yumurta Yoğurt, kefir, koyun keçi peyniri ve sütü, beyaz peynir, salamura peynir, eski kaşar, tulum peyniri, mozarella Kestane, badem, susam ve ürünleri, pirinç ve ürünleri, mısır ve çeşitleri, arpa çeşitleri, barbunya, nohut Turp, kırmızı pancar ve "Zararlılara girmeyen meyve, sebze ve yiyecekler. Dikkat! Kırmızı et, süt, soda, gazoz ve tüm karbondioksit içeren içecekler; transgenik tatlandırıcı, aroma, boya, nişasta, glikoz, früktoz; süt tozu, Yumurta tozu, yağlı ve koruyucu kimyasallar içeren hazır içecek ve yiyecekler Hazım yetersizliğine veya tam hazımsızlığa neden olabilirler. Bunlardan uzak durun! Kabız olmamaya dikkat edin! Sıhhatli olmak isteyen büyük abdesti gelmeden yemek yemeye oturmamalıdır. (karpuz, incir, greyfurt, üzüm gibi bağırsakları rahatlatıcı meyveler ve yeşil yapraklı sebze hariç) Bu kaideye ömür boyu riayet edilmelidir. Kabızlık varsa: aynı miktarda sinameki ve pelin otu öğütülüp 1/4 veya 1/2 çay kaşığı her yemekten sonra su ile veya 1 çorba kaşığı öğütülmüş civanperçemi ve 1 tatlı kaşığı öğütülmüş sinameki karıştırılıp her sabah 1 tatlı kaşığı su veya bal şurubu ile içilirse bu iyi gelir. Zencefil, kekik, mercanköşk, hardal, körri, çemen ve biberiyeyi sırayla devamlı kullanmak lazım. Onlar mide ve bağırsakları kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, iltihaplanma surecini durdurur, gastrit hatta H. Pylori enfeksiyonuna son verir Karabiber, fülfül, pul biber ve sirkeyi ilaç olarak kullanabilirsiniz. Eti azaltın! Proteinlerden haftada: 1-2 defa hindi veya tavuk eti, 1-2-3 defa balık, 1-2 defa taze yumurta, 1-2 defa peynir, hemen hemen her gün kefir ve yoğurt (ev yoğurdu!), 2- 3 defa (her gün de olabilir) yeşil veya kırmızı mercimek olsun. Yumurtayı sadece taze olarak 1–3 günlük (en fazla 7- 9 günlük) yiyebilirsiniz. 10 günlük ve daha eski yumurta veya 5 dakikadan fazla kaynatılmış yumurta zehirlidir, alerjendir. Yumurta tozu ve süt tozu da sizin için alerjendir. Bu ikisini içeren ürünleri ağzınıza bile almayın! Süt ürünlerini balık ile ve et ile birlikte yemeyin; karışık et (sosis, sucuk, salam gibi); nohut, mercimek, fasulyeyi yoğurt ile yemeyiniz! Hazım bozulmasına, vücutta zehirli kalıntılar oluşmasına, alerji ve karaciğer hastalıklarına yol açar! Sarımsak yutmaya kendinizi alıştırın! İlk önce 3 diş, sonra 21 dişe kadar çoğaltın. Böylece yılda 1 defa 21 günlükten sarımsak kürleri yapın! İmkân var ise, bu 21 günlük kürlerde 10 gün her akşam bir baş sarımsak dövülür, 1 tatlı kaşık öğütülmüş çörekotu, 1 çay kaşık ısırgan otu tohumu ve 1/4 çay kaşığı hardal bal ile karıştırılır ve yenir (aç karnına). Ama 1- 3 diş her akşam yutmaya hiç bırakmadan devam edin. Sarımsak (ve karışımı) kansere, alerjiye, ağır enfeksiyonlara ve genetik mutasyonlara karşı vücudun direncini artırır. Yeşil sebzeyi çoğaltınız! Sizin durumunuzda havuç, çiğ ıspanak, hindiba, kereviz, maydanoz, semizotu, soğan, yeşillik, brokoli, kısaca "Faydalı olan" herhangi istediğiniz sebze - limon suyu ve zeytinyağı eklenerek -salata şeklinde her gün yemek lazım. Havuç ve havuç suyunu, zencefil ve zencefil suyunu, hindiba ve suyunu, ısırgan ve suyunu, kereviz ve suyunu tüm hastalıklara karşı ilaç alarak kullanın! Bunlar mide, bağırsak ve karaciğer enzimlerini çoğaltıcı ve hazmı düzelticidir. Karpuz mevsiminde - karpuzu, enginar mevsiminde - enginarı, tüm hastalıklara karşı büyük nimet olarak görün! Enginarı kabukla pişirin, suyunu için ve içini yiyin. Karpuzu çekirdekleri ile yiyin ve 1- 2 çay bardak sıkılmış kabuğun suyunu için. Onlar karaciğer ve böbreklerinizi temizler, kuvvetlendirir ve temiz tutar; böbreklerin taşlarını eritir ve düşürür, B1, pantetin, B6, B12 vitaminlerinin kaynağı çimlenmiş buğday veya arpa veya yulaf veya çavdar yılda bir defa 30 – 40 günlük kür olarak kullanın. Sizin için zararlı olan siyah çay yerine, faydalı olan yeşil çayı veya bitkisel çayları içiniz! "Faydalı" olarak belirtilmiş yiyecekler, sizin için en kuvvetli ilaçlardır. Sebze ve meyvenin genetiğinin değiştirilmemiş olmasına dikkat ediniz. Hazır yiyecek ve içecekleri, parfümleri evinize almayın! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar. Temizlik maddeleri ve deterjanları kullanmayın! Deterjanların tümü GMO aromalar içerir ve GMO bazlı yağlardan üretilir.
12. B GRUBU KAN Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar): Koyun, kuzu, keçi, hindi, tavşan ve yabani et, alabalık, sardalye, kırmızı levrek, mezgit, morina, havyar, bey balığı, taze yumurta Yoğurt, doğal süt, beyaz peynir, kaşar peyniri, mozarella, koyun ve keçi sütü ve peyniri Zeytinyağı, ceviz İnci fasulye, yulaf ve çeşitleri, pirinç ve çeşitleri, doğal buğday ve çeşitleri, horozibiği, yulaf ve ürünleri Patlıcan, kereviz, kırmızı pancar, havuç, her çeşit lahana, karnabahar, patates, her biber, pul biber, karahindiba, maydanoz Erik, karpuz, muz, üzüm, incir, vişne, kiraz, frenküzümü Körri, reyhan (fesleğen), yeşil çay. Zararlı olan yiyecekler: Deniz hayvanları (kabuklu ve kabuksuz), tavuk ve kaz eti, Dondurma, sakız Her türlü mercimek, nohut, rafine olmuş sıvı yağlar (zeytin ve keten yağı hariç) Kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, yer fıstığı, susam ve ürünleri, mısır ve ürünleri, çavdar ve ürünleri, karabuğday ve ürünleri Enginar, piyasadaki yeşil ve siyah zeytinler, domates salçası Aloe vera, Hindistan cevizi, Karabiber, beyaz biber, tarçın, Jelâtin, glikoz, früktoz, mısır şurubu ve nişastası, tatlandırıcı, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek. Yenebilenler: Her et (tavuk ve kaz hariç), tereyağı, ara sıra kaymak Barbunya, beyaz fasulye, yeşil fasulye, mantar, kabak Kestane, badem, keten tohumu, sinameki (yaprak olarak), kekik, kimyon, keçiboynuzu, nane, anason, çay, kahve, şeker, ‗Zararlılar‘a girmeyen her meyve ve sebze bal ve sirke Tedavi Sabah güneş doğmadan önce uykudan kalkın ve akşam güneşin batmasına 1–2 saat kala uykuya yatmayın! Bu saatlerde uyuyanların uyku, yorgunluk ve tembelliği çoğalır. Çünkü bu saatlerde vücut, sinir sisteminin dengeli olabilmesi için gerekli olan maddeyi üretiyor. Uykuda ise bu süreç yavaşlıyor. Bu durum psikolojik ve psişik rahatsızlıklara yol açıyor. Şekeri azaltın, tatlandırıcı ve hazır içecek ve yiyecekleri hiç kullanmayın!. Buğday (tip 405–550, durra buğdayı), çavdar ve mısırdan uzak durun! Onlar sizi hafıza kaybına, konsantrasyon bozukluğuna ve şeker hastalığına sürükler, Süt ürünlerini balık ve et ile; fasulyeyi yoğurt ile yemeyin. Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi) yemeyin. Hazım bozulmasına, zehirli kalıntıların oluşmasına, cilt hastalıklarına ve sara krizlerine malzeme vermeye ve karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açar! Hemen hemen tüm "doğal" denilen vitaminler genetik mısır ve genetiği değiştirilmiş diğer ürünlerden elde edilir. Dikkatli olun
13. AB GRUBU KAN Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar) : Koyun ve hindi eti, kırmızı levrek, sardin, morina, bey balığı, makrel ve ton balığı, taze yumurta, Yoğurt, beyaz peynir, eski kaşar, keçi ve koyun sütü ve peyniri, Karabuğday ürünleri ve ekmeği, yulaf ürünleri ve ekmeği, pirinç ürünleri ve ekmeği, yumuşak buğday (eski turk buğdayı) ürünleri ve ekmeği, Zeytinyağı ve ceviz yağı, ceviz, yerfıstığı, zencefil, ginseng, kuşburnu, papatya, körri, yeşil çay, kimyon, keten tohumu Yeşil mercimek, salatalık, karnabahar, beyaz lahana, patlıcan, kırmızı pancar, semizotu, çiğ ıspanak, karalâhana, marul, havuç, pazı, brokoli, , sarımsak, soğan, kereviz, deniz lahanası (laminarya), maydanoz ve her türlü yeşil yapraklı sebze İncir, üzüm, kiraz, vişne, erik, greyfurt, limon, mürdüm eriği, karpuz, kivi, ananas, yerelması, pekmez, magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) Zararlı olan yiyecekler: Tavuk ve her et (koyun ve hindi hariç), deniz hayvanları Mısır ve ürünleri, çavdar ekmeği, buğday tip 405–550 (durra) ve ürünleri, susam ve ürünleri, kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş Börülce fasulye, ayçiçeği çekirdekleri, pul biber ve her biber, kara ve beyaz biber, domates salçası, şarap sirkesi, enginar, turp, piyasa zeytinler, her türlü sıvı yağ veya katı yağ (zeytinyağı ve ceviz yağı hariç), Siyah çay, kahve Portakal ve suyu, nar ve suyu, muz, avokado, aloe vera, anason, Hindistan cevizi Tereyağı, dondurma, süt Jelâtin, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, früktoz, glikoz, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek Yenebilenler: Havyar Arpa ekmeği, keten tohumu, kekik, nane, arpa ve ürünleri, Antep fıstığı, badem Kırmızı mercimek, beyaz fasulye, barbunya, pırasa, domates Kayısı, dut, kavun ve "Zararlılara girmeyen yiyecekler, meyve ve sebze Tedavi: Dikkat! Zararlıları unut! Onlar senin için hastalıktır. Tavuk, mısır, soda, gazoz ve tüm karbondioksit içeren içecekler, glikoz ve früktoz içeren hazır içecek ve yiyecekler senin düşmanların! Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); süt ürünleri et ve balık ile; fasulyeyi yoğurt ile yeme! Hazım bozulmasına, zehirli kalıntı oluşturmasına, karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açma! Eti azalt! Proteinlerin haftada: 1- 2–3 defa hindi veya koyun eti, 1- 2–3 defa balık, 1- 2 defa taze yumurta, 3–4 defa peynir, hemen hemen her gün yoğurt (ev yoğurdu!), 1–2 defa yeşil mercimek olsun. Sarımsak yutmaya kendini alıştır! İlk önce 3 diş, sonra 30 dişe kadar çoğalt. Böylece yılda 1–2 defa 21 günlükten sarımsak kurları yap. Ama 1-3 diş her akşam yutmayı hiç bırakma. Yeşil sebzeyi çoğalt! Senin durumunda çiğ ıspanak, maydanoz, semizotu, soğan her gün, brokoli haftada 2–3 defa yemek lazım. Havuç ve havuç suyu, kırmızı pancar ve kırmızı pancar suyu yıllarca kullanmak lazım. Karpuz mevsiminde karpuzu tüm hastalıklara karşı büyük nimet olarak gör! ‗Faydalılar‘da belgelenmişler senin için en kuvvetli ilaçlardır. Sebze ve meyvenin genetiği değiştirilmemiş olmasına dikkat et. Hazır yiyecek ve içecekler, parfüm, temizleyici madde evine alma! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar.
14. O GRUBU KAN Faydalı olan yiyecekler: (aynı zamanda en emniyetli ilaçlar): Kırmızı et: dana, sığır, koyun, yabani (yağlı olabilir), balık, Zeytinyağı, keten yağı, ceviz, ceviz yağı, Kavrulmamış kabak çekirdeği, enginar, lahana, brokoli, hindiba, marul, çiğ ıspanak, roka, maydanoz, her türlü yeşil yapraklı sebze, pazı, turp (bilhassa karaturp), kırmızı pancar, kabak, bal kabak, soğan, sarımsak, Zencefil, safran, kırmızı pul biber, keçiboynuzu (tohum ile beraber) körri (zerdeçal), kimyon, kuşburnu, mercanköşk, ıhlamur, keten tohumu, İncir, üzüm (bilhassa kara üzüm), erik, mürdüm erik, kiraz, vişne, greyfurt ve suyu, karadut, karpuz, mango, bal (gerçek), soda (maden su), yeşil çay, Zararlı olan yiyecekler: Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); süt ve ürünleri ("Yenebilenler" hariç) Buğday ve ürünleri (bilhassa tip 405–550), mısır ve ürünleri Rafine olmuş sıvı yağlar (zeytin ve keten yağı hariç), piyasa zeytinleri, hazır turşular Dondurma, kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, yerfıstığı, kahve, siyah çay, buğday ve mısır nişastası Portakal, aloe vera, Karnabahar, ketçap, domates salçası, şarap sirkesi, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, tatlandırıcı, , glikoz, früktoz, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek. Yenebilenler: Tavuk, hindi ve yabani kuş eti, taze yumurta, Tereyağı, ara sıra kaymak, kefir, yoğurt, beyaz peynir, eski kaşar, tulum peyniri, koyun ve keçi peyniri, (peynirler haftada 1–3 defa olabilir) Susam ve ürünleri, kestane, fındık, badem ve badem yağı, çam fıstığı, Her çeşit lahana (bağırsaklarda gaz yapan hariç), börülce, barbunya, beyaz semiz fasulye, yeşil fasulye, patlıcan, kereviz, her meyve ve sebze (yasaklanmış olanlar hariç), doğal zeytin Nohut, pirinç ve ürünleri, karabuğday ve çeşitleri, çavdar ve çeşitleri, nişasta buğday (eski turk buğdayı) çeşitleri ve "Zararlılar‖a girmeyen yiyecekler. Kabızlık varsa, aynı miktarda sinameki ve pelin otu öğütülüp yemekten sonra günde 1 çay kaşığı içmek iyi gelir. Sıhhatli olmak isteyen biri büyük abdesti gelmeden yemek yemeye (karpuz, incir, greyfurt, hurma, üzüm gibi bağırsakları rahatlatıcı meyveler ve yeşil yapraklı sebze hariç) oturmamalıdır. Bu kaideye ömür boyu riayet edilmelidir Zencefil, kekik, biberiyeyi kullan! Onlar antioksidan olduğu için, mide ve bağırsakların mikroplarını normalleştirir, sindirimi kuvvetlendirir, iltihaplanma sürecini durdurur, gastrit ve ülseri iyileştirir. Her gün meyve ye! Kışta kuru meyveyi (doğal bir şekilde kurutulmuş) ve cevizi tercih et! Kuru meyveyi su ile ıslat, kaynatma! Meyve mutlaka yemekten ayrı olarak veyahut ta yemekten önce yenmelidir. Buna mukabil sebze, yemek ile beraber tükenebileceği gibi yemekten sonra da yenmesinde bir sakınca yoktur. Unutulmaması gereken bir konu da şudur: yemekten sonra yenilen meyve hazım olamadan mayalanır, ispirto, sirke asidi, gaz oluşturarak, çeşit-çeşit hastalıklara ve ayrıca siroz hastalığına ve kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Meyve ve sebze kabuğu soyulmadan birkaç çekirdeğiyle yenilmelidir. Katı meyve ve sebzeler sıkılırken de mutlaka kabuğu ile sıkılmalıdır. Birkaç farklı çeşit meyve de birbiri ile karıştırılarak tüketilmemelidir. Ancak aynı cinsten olanlar (greyfurt ile limon ya da vişne ile kiraz gibi), birlikte yenilebilir. Yalnız mevsiminde yenen meyve ve sebzeler hastalıkları iyileştirici özelliklere sahiptir, mevsiminin dışında üretilenler değil. Meyve ve sebzenin en iyisi en taze olanı ve en yakın bahçe veya tarladan gelenidir. Her gün 1–3 dişe kadar sarımsak ye ve yut! Kuru soğanı ye veya soğan suyunu her gün 5Ogr'dan 1-2 defa iç! İdrar, balgam ve safrayı söktürür,iltihabı kurutur, zararlı mikropları ve kurtları öldürür, kan şekeri ve alerjik tepkileri kontrol altında tutmaya çalışır. Sebze suyunu meyve suyuna tercih et. Sebze suyu: kara turp suyu (günde 100gr., bal ile yudum-yudum içilir), lahana suyu, ıspanak suyu, semiz otu suyu -karaciğer, dalak, böbrek ve mideyi rahatlatır, iltihabı kurutur, mide asidini azaltır, yaraları kapatır, kan şekerini normalleştirir. Yabani semizotu, hindiba, ısırgan otu, domuz dikeni ve benzerlerini her gün yemeye gayret ediniz (bilhassa ilkbaharda)! Enginar mevsiminde enginara önem veriniz! Onu kabukla beraber pişirin, suyunu için ve içini yiyin. Karpuz mevsiminde karpuzu çekirdekleri ile yiyin ve 1- 2 çay bardağı sıkılmış kabuğun suyunu için. Onlar karaciğer ve böbreklerinizi temizler, kuvvetlendirir ve temiz tutar; böbreklerin taşlarını eritir ve düşürür, Sebze ve meyvelerin genetiği değiştirilmemiş olmasına dikkat edin! Haftada 3–5 defa et ve 1-2 defa balık, yeşil sebze ile yenebilir. Onlar mideyi rahatlatır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirip, metabolizmayı normalleştirir ve hastalıkları kökten kaldırır. Yumurtayı sadece taze olarak (1–3–7 günlük) yiyebilirsin. 10 günlük ve daha eski yumurta veya 5 dakikadan fazla kaynatılmış yumurta, yumurta tozu senin için zehirdir. Misvak kullanımına önem ver. Misvakı su ile değil, tükürük ile ıslat ve dişlerinle fırçayı aç. Her kullanımdan sonra, fırçayı kes. Çok sıcak yemeği yeme ve sıcak su içme! Çay içerken de biraz soğut sonra iç. Siyah çay, kahve içme! Onlar mide asidi ve safrayı çoğaltıcıdır, kandaki kalsiyumu kirece indirerek, atar damarları daraltır. Siyah çay ve kahve yerine, faydalı olan yeşil çayı iç. Buğday (genetik değiştirilmiş, 405–550 tipi ve genetiği değiştirilmiş ekmek mayası) ürünleri sizin için şiddetli metabolizma bozukluklarına ve tüm hastalıklara en büyük Sebeplerden biri oldu. Onlardan daima uzak durun! Sonuna kadar hazım olunmamış mısır ve buğday kalıntıları damarlarda -tıkanıklar, diş, diş etlerinde, eklem ve kaslarda - iltihaplanma ve ağrı oluşturur. Süt ürünlerini balık ve et ile nohut ve fasulyeyi yoğurt ile yeme! Bunlar hazmın bozulmasına, vücutta zehirli kalıntılar oluşmasına, alerji ve karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açar! Seni hastalıklara batıran proteinler: eski yumurta ve yumurta tozu proteinleri, buğday, mısır proteinleri (bilhassa genetiği değiştirilmiş olanı), süt, süt ürünleri ve süt tozu proteinleri. Karaciğer temizlemeden önce süt ve ürünlerini yeme! Onlar safra kesesi, böbrek ve mesanede taş, eklem ve kaslarda kireç oluşmasına sebep olur. Önce sıhhatini düzelt, sonra süt ürünleri yemeye başlayabilirsin. Hazır, katkılı yiyecek ve içecekleri, parfümü evine alma! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar. Temizleyici madde ve deterjanları (bilhassa klorlu ve asitli) kullanma! Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar, beyin damarlarını, akciğerde bronşları ve alveolleri eriterek şişirir ve yıpratır, kana karışarak ağır hastalıklara sebep olur.
